19 Haziran 2014 Perşembe

Değişen sadece gündem

Dünkü gazete haberlerinden,
18/06/2014 11:54
Ankara Adliyesi 10. Ağır Ceza Mahmkesi'nde görülen 12 Eylül Davası'nda karar çıktı. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren (97) ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya (89) hakkında müebbet hapis cezası verildi. Ayrıca Evren ve Şahinkaya'nın askeri rütbeleri de sökülecek.
Değişen ne olacak şimdi.Sadece gündem.Bu bir seçim yatırımı mı diye düşündüğüm de oldu.Çoğunluk böyle düşünüyor.
Bu günlerin tohumu atıldı memleket topraklarına.Yaşları büyütülerek,idama yollanan gençler,şimdi gaz fişeklerinin hedefi oldu.
Gönderilmemiş mektuplar yazardım o günlerde,adresi belli olmayan.

Gönderilmemiş Mektuplar

Bu mektuplar asla bir adrese yollanmadı. Ne alıcısı belli ne de adresi. Şimdiye kadar ne okuyan oldu ne de mektubunu soran.
Ucu yanık aşk mektubu desem değil. Er mektubu görülmüştür ya da mahpushane kokulu değil. Kime ne, kim ne yapsın ki benim mektubumu…
Yaşanmışlıklar işte öylesine. Günlükler, tutuğum notlar, yok olup yittiğim de okunacak olan hayatımdan kesitler.
Kayıp gençliğimin üzerinden otuz koca yıl geçti. Şairin dediği gibi yolun yarısı daha doğrusu sona doğru giderken usumda saklanan hayallerim ve hatıralarım.
 İşte hepsi bu.
Düşünüyorum da şu insanları
Kimi neşeli dilediğince gülen
Kimi rüşvetle işini bitiren
Kimi de suskun
Çaresizliğine ağlayan
 1977
Okulum bu sene malum olaylardan üç ay kapandı. O sene zar zor ve çok kısa bir zaman aralığında yapılan yazılı sınavlardan sonra zamanından önce yaz tatiline girdim.
 Çok canlar yanmıştı, çok canlar yitmişti. Elimizden gelen yoktu yitenlere ve yeni den yitecek olanlara.Mayıs ayında yapılan yaz temizliğine denk gelmişti,Akyol mahallesinde iki gencin,kurşunlanarak öldürülmesi.Silah sesleri kulağımda çınlamakta.Balkonda halılar çırpılmaktaydı.
Benim gençliğim sevememişti hiç alabildiğine haykıramamıştı,sevdasını. Yiten canlar gibi sevdası da yitip gitmişti gençliğimin.
Onların sevdası memleket olmuştu, yeşildi aslında, maviydi belki de deniz kadar uçsuz bucaksızdı kim bilir.
Umutlarım vardı yeşil
Yemyeşil
Hayat
Tozpembe miydi acaba
Bilinmez ki
Denizin mavisiydi belki de
Sevdalar
 1978

Sokağa çıkma yasakları başladığında,

Yalnız sokaklar
Yapayalnız
Ve ben sokakların sokaklar benim
Yapayalnız işte ikimiz
Bazen konuşuyoruz
Dert yanıyoruz birbirimize
Derman arıyoruz yalnızlığa
İkimizde
Arkadaş oluyoruz birlikte
Ve ben sokakların sokaklar benim.
  1979

İçinizden biriyim,bu memlekette yaşayan.Memleket sevdasıyla büyüyen ve büyütülen.Açlığa ve yokluğa dayanarak,şehrini çete savaşlarıyla koruyanların torunlarından biriyim.Duyarsız kalamazdım ve şirlerim yetişirdi imdadıma.Çocuktum,gençtim.
Ayten Alpman'ın memleketim şarkısıyla ve marşlarla uyandığımız o sabah,askerlerin ayak sesleri ve endişeli bekleyişler günlerce, ev aramalar,adında sosyo,yazan kitapların içeriğine bakılmadan toplanması.Ya da evlerin bahçelerinde ekmek yaparken yakılan kitaplar,banyo sobalarında su ısıtan kitaplar.
Geri getirecek mi şimdi asılan gençleri.
Tohum ekildi bir kez.
Böylesine sancılı yıllara denk geldi memurluğa başlamam.Zor yıllar geçirdim.Benim gibi bir çok insan da öyle.
Millet vekili tanıdıkları olanlar,kariyer olarak üst düzey görevlere getirildiler, yıllarca at

koşturdular.Cezalar,soruşturmalar hengamesinde emekli olmayı başaranlardanım.Şimdiyse litaratürümüze ayakkabı kutularını ekledik.Böcekler her yerimizi sarmış durumda.Ayıklamakla bitmeyen pirinç taşları.Bu gidişle pilavlarımızı taşlarla pişireceğiz.Pirinçleri ayıklayarak...
Eğitimimiz kesildiği halde o sene lisedeki arkadaşlarımın hemen hepsi üniversite sınavlarını kazandılar.Kimimiz nine,kimimiz dede olduk,o günleri unutmadık.Son sınıfta okuldan atılanlar oldu.Yılmadık.
Çocuklarımıza torunlarımıza anlatacağız hikayelerimizi yazdık.

Hasret düşmüş gözlerine
Gözlerin
Deniz olmuş maviliğince
Maviler gözlerin olmuş Egede

Sevda düşmüş yüreğine
Yüreğin
Yeşermiş yaylalarda
Yaylalar yüreğin olmuş yurdumda

Kor ateşler düşmüş benliğine
Volkan olmuş
Yanmışsın vatan diye  

Şiirlerin ağlamış mısralarında
Mısraların dizilmiş yola
Yollar
Akdeniz olmuş, Karadeniz olmuş
Gemiler geçmiş boğazdan her gece koynunda

Karlar yağmış üzerine
Erzurum da,Elazığ da, Tatvan da
Yüreğin
Koskoca bir dağ olmuş Ağrı da

Kavgan düşmüş gözlerinden yüreğine
Yüreğin kan olmuş gözlerinde isyan
Memleket türküleri dilinde her an
Sevdan memleket olmuş ey can
Memleket sevdan
10.08.2008  Esentepe/İzmir

Direnişimsin kavgamda
Acımasızlığına inat
Ey hayat!
Şiirimsin dizelerimde
Hece hece saklanan
06.07 2008 Mudanya


Kurtuluş savaşında mücadele veren,dedelerimiz kadar olmasa da,bizim de çağa tanılık eden şiirlerimiz var.
1980 den önce ve otuz beş yıl sonra,görüyorum ki değişen hiç bir şey yok.Darbeli matkapla darbeleniyoruz.Kurşunlar,gaz fişekleri,yine çatışmalar ve yeni çocuk oyunları -çatışma ortasında kalan çocuğu kurtarma-.Gençlerimiz,gençlerimize kırdırılken.Akça ağaçlara kıyılırken.
kıyım
hangi dilde bu sesler
taksim/ taksim

akça ağaç
senide mi yıktılar
su ile gaz ile

Son dakika haberlerinden geçmişe yaptığım yolculukta bir çok şeyi,anlatamadığımın farkındayım.
Rütbenin alınması seni kurtarır mı o en büyük mahkemede bilmiyorum.Pişmanlığın bile değeri yok bu saatten sonra.

uzun bir ömür
sekiz sütüna manşet
müebbet yazıyor.

Adımız
Çorak topraklarda
Yeniden yükselerek ileri gitmekti
Söz verdik bir kere
Yürüyeceğiz açtığın yolda
Severek
Sana adansın varlığımız
Kendimizden çok
Aşkla
Susuz dağlarda
Kıyılarda
Unutturulan
O muydu sadece
Andımız
Adımızdı
Türkiye...

Kuşlar
Birazdan
Şehrin gürültüsü karışacak seslerine
Güneşle birlikte
Klakson sesleri duyulacak sonra siren
Ve acı bir fren yırtacak kulakları
Derken
Kapı çalacak
Telefonlar çalacak
Çocuklar ağlayacak sokakta
Babam kapıyı çarpacak
Annem direnecek
Kokusu yayılacak mutfaktan demli çayın
Yeni güne uyanırken şehir
Huylusu huysuzu
Yaşlısı çocuğu
Şöförü
Yolda yürüyenler
Koşanlar
Konuşanlar
Kırılanlar kıranlar
Bas bas bağıranlar
Duranlar
Ne çok şey söylüyor oysa
Kimse duymadan
Kuşlar
19.06.2013
Ruhumuz gençlerle birlikte.
Memleketi için özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi uğruna can verenlere selam olsun.