9 Haziran 2014 Pazartesi

plan proğram notlar ve...

Selamlar,güne iyi başlamanız dileğiyle...
Erken geldi çocuklar bu sabah,Vera Bilge iyileşmiş ilaçlara devam edeceğiz. Zeynep patenlerini giymiş dizlik ve kollukları da üzerindeydi.Kaskı yokmuş ona bir küçük tencere çıkardım kask yapsın diye.Atom karınca çok da sevimli oldu.
Günün şu saatine kadar üç fasıl kahve yaptım,toplamda on fincan kadar.Tiryaki bizim ev ahalisi.Yazlık kreş bu kez de bu evde sezonu açmış bulunuyor.Büyüklü küçüklü çocuklar,yapılan yemekler,çalan kapı zilleri susmayan.Gidenler,gelenler,işleri olanlar.Evde değişmeyen tek şeyse odalar arası koordineyi sağlayan,gidenlere güle güle,gelenlere hoş geldin diyen bir dekor.
hep aynı sahne
gelirler ve giderler
bir kadın dekor
(kalbi boş şimdilik
gelmeden yazmalı yaz)
Güne notlarımı anlatmak isteğiyle başlamıştım oysa,saat dokuzda.Şimdi 13.30 'u gösteriyor saatler, mesai başlangıcını.
Neden aldığı notları unutur insan?Bu notu neden aldım acaba diye sorar kendine.Size yumurtaları patlatmak desem ne anlarsınız.İşte ben de anlamadım neden böyle bir not aldığımı.Beş yıl önce aldığım bir nottu hafızamı zorluyorum şimdilik anımsarsam size de açıklayacağım.
Bir kaç ay önce sarı ve hafif kalın yapraklı dekoratif defterler aldım kendime,şiirlerimi ve haikuları defterlere geçecektim,çünkü onlar net ortamında uçuşup duruyorlardı,bir de parlak renkli kalemler aldım.Ruh durumuma göre yazdım biraz, yarım kaldı yine toplayamadım bu yaz'ın planında defterleri doldurmak var bir araya getirmek uçanları kaçanları buluşturup tanıştırmak birbirleriyle.
Mürekkep balığı dergisinin şubat ayı sayısını okuyorum bu aralar.Derginin değişik bir konsepti var.Okumak içinse zamana ihtiyacı var bu insanın.
Anneler gününde kızım Ferzan Özpetek'in İstanbul kırmızısı isimli kitabını hediye etmişti. Kitap'ın anlatım dilini çok sevdim.Bir gecede bitirdim.Kitap bittiğinde öyle bir iç geçirdim ki,kendimi sorgularken.Kurgusu müthişti. İskender'i okuduğumda da aynı şeyler olmuştu ruhumda.
Bir kez daha öykü yazmaya karar verdim,umarım şiir ruhum provake etmez beni.Yok öyle, direneceğim.Yaptığım kahveler taşsın ki direneceğim.Yumurtalar patlasın ki çözülsün büyüler. Yumurta patlatmak böyle bir şeydi sanırım,şahit olduğum bir olaydı,neyse daha fazla anlatmayım bir öykü de çıkar karşınıza belki.
mürekeple ilgili bir anım vardı onu da öyküleştirmeye çalışıyorum umarım başarırım ve dergiye yollarım.Bu dergiyi çok sevdim ve iletişim kurmak istiyorum yazarlarıyla.
Notlarımdan bir tanesi ilgimi çekti ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
Affetmek özgürlüktür,affedilenin ne yaptığıysa hiç önemli değildir.Yüreği nefretten temizlemek affetmekle başlar.13.9.2011
Vera bebek uyandı şimdi, acıkmıştır,ona bir şeyler hazırlamalıyım.Yaz kreşi uyananlarla öğleden sonra ki mesaisine başlamaya hazırlanıyor sevgili dostlar.
Şiir yok bu gün,ne demek yok.Yine mi bana karşısın ay ruhum.Diren yüreğim diren..
Bebeğim ağlıyor,ayrılık vakti dostlar..
Yalanzaman(Pınar Atay).