4 Haziran 2014 Çarşamba

Rutin döngüsü

Sevgili defter, yazma rutininden yola çıktık ve şimdi otomatikleşmek için çalışmalar başlattık.
Hepimizin yaşamında, rutin ve otomatik olarak yaptığımız binlerce iş var. Yani alışkanlıklarımız. Alışkanlıklardan zamanla sıkılmadınız mı hiç. Yaptığınız tüm rutinlerden, her şey ama yaptığınız her şey anlamsız gelmeye başladığı olmadı mı hiç.
Benim çok oldu. Bulaşık yıkarken kendimi bir arkadaşımla sohbet ederken seyrediyorum. Yemek yaparken hani o yemek yarışmaları var ya, masa etrafında kendilerini birinci sınıf gurme sanan tüm gurur ve benlikleriyle yemekleri beğenmeyen memlekette bunca aç varken tabaklara iğrenerek bakan insanlar arasında hissettiğim çok olmuştur. Kendime geldiğimde helva tenceresinde ki irmikleri karıştırırken bulduğum. Ya diğer rutinlere ne demeli, evi dipten kapıya sil süpür, pazara git çarşıya git, ütü yap, kapıya bak, aman telefonlar çalıyor...

huzur
bir divan kitap ve fincan
uzun yol...

Rutinlerden sıkıldığımı itiraf etmeliyim ki rutin zincirlerini kırmaya karar verdiğimde hayatımdaki her şey alt üst olmuştur. Düşünsenize zincirsiz bağlı olduğunuz insanları. Onlar mutsuz olmasın diye otomatikleşmenin dayanılmaz ağırlığını. Her biri ayrı bir kambur olup yola dizilir etrafınızda. Zincir kıralım derken insan kırmayalım da...
Hadi o halde, bu gün de kendimiz için bir şeyler yapalım. Ne yapalım sahi. Herkes en çok neyi seviyorsa onu yapsın. Önce rutin zinciri oluşturup, daha sonra kırmak tüm zincirleri ne döngü ama. Bana gelince, yazmaya devam edeceğim sanırım. Bırakalım dünya dönmeye devam etsin...

dünya dönerken
unutulur 
ıssız kıyılara doğru
şiirler…Yalan zaman(Pınar atay)